`Kızıl İmam`cı Ziya konuşursa` paniği başladı

Tarihin en büyük Borsa operasyonunda sanıklar Adliye`ye çıkarılmaya devam ediyor. Ancak 54 kişilik ekibin arasında yer alan bir isim tam bir panik yaratmış durumda: Ali Ziya Sesel

*Cumhuriyet Başsavcılığı`nın emriyle İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Şube`nin perşembe günü yıldırım hızıyla 5 ilde yaptığı dev borsa operasyonunda gözaltına alınanlar arasında yer alan Ali Ziya Sesel ismi, borsa çevrelerinde panik yarattı.

*Şirket patronları, siyasiler ve birçok ünlü isme yakınlığıyla bilinen Sesel`in son borsa operasyonu nedeniyle gözaltında vereceği ifadeler büyük bir merakla bekleniyor.

*Kızıl İmamcılar arasında adı öne çıkan Sesel, Türkiye`nin en büyük borsa spekülatörü konumunda.

Erciyes Menkul`ün eski sahibi İlhami Suaydın`la birlikte Türkiye`nin en büyük ve eski iki borsa spekülatörü arasında yer alan ve Suaydın`ın piyasadan çekilmesiyle ismi İMKB kulislerinde adeta efsaneye dönüşen Ziya Sesel piyasada tam bir karakutu olarak adlandırılıyor.

Kişisel servetinin 100 milyon doların üzerinde olduğu tahmin edilen Sesel`in yönettiği fonların yüz milyonlarca doları bulduğu ileri sürülüyor. 1990`ların başından bu yana İMKB`nin önemli oyuncuları arasında yer alan ve piyasanın her türlü bilgilerine sahip olan Sesel`in savcılıktaki ifadesinde konuşması durumunda operasyonun Türkiye`deki dev şirket sahiplerine, hatta usulsüz işlem yapan uluslararası yabancı fonlara bile uzanabileceği kaydediliyor.

BORSAYI OKULUNDA OKUDU

BORSANIN en büyük yerli oyuncusu olarak kabul edilen Ali Ziya Sesel 1964 yılında İstanbul`da doğdu. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi`nde yüksek öğrenimini tamamladı. Marmara Üniversitesi`nde Sermaye Piyasaları ve Borsa Enstitüsü`nde master yaptı. Tez konusu ise gelişmekte olan piyasalardı. Üniversiteyi bitirdiğinde ailesinin de durumunun iyi olmasının verdiği avantajla bir işe girip kariyer yapmak yerine borsayla ilgilenmeye başladı.

1990-91`li yıllarda İMKB`de ayaklı borsa döneminde ilk işlemlerini yaptı. Arada bir ayaklı borsaya gidip gelirken borsa heyecanını hissetmeye başlayan Sesel, önce Öner Menkul Değerler`in müşterisi oldu. Kendi ifadesiyle o dönemde 10 bin dolar batırdı. İlk darbeden yılmayan Sesel, 1993 yılında çimento hisselerinden ciddi zarar etti. O dönemde Sesel`in zengin ailelerin çocuklarından aldığı 4.5 trilyonu (şimdiki parayla 4.5 milyon lira) batırdığı iddia edildi.

Borsayla tanışalı 2 yıl olduğundan işlerin nasıl yürüdüğünü iyice anlayan Sesel, gömlekçi olarak borsacılığa devam etti. Sesel borsada en iyi parayı İhlas Holding ve Usaş hisselerinden kazandı. Serveti hızla büyüyen Sesel, daha sonra yurtdışından işlem yapmaya başladı. Krizlerden fazla hasar almadan kurtulmayı başaran Sesel, yönettiği para milyon dolarlara ulaşınca İMKB`nin işlem hacmi en yüksek olan yani İMKB-30 endeksindeki hisselere yoğunlaştı. Yönettiği büyük hisse operasyonları nedeniyle birçok patronla yakın temasta olduğu bilinen Sesel, Sermaye Piyasası Kurulu`nun (SPK) cezalarından da nasibini aldı.

2007`DE İŞLEM YASAĞI KALKTI

2000 yılında Yazıcılar, 2001`de Hektaş, Aktaş, İntema, 2002`de Tofaş, Pastavilla ve Anadolu Isuzu hisselerindeki işlemlerinden dolayı SPK tarafından işlem yasağı getirildi. İşlem yasaklısı olmasına rağmen borsadan hiç kopmayan Sesel`in cezası, 2007 yılının Ekim ayında SPK`nın yaptığı bir düzenlemeyle kalktı.

`HIZLI GONZALES`

Genelde büyük firmaların hisse senetleri ile ilgilenen Ziya Sesel`in çok hızlı ve sert işlemler gerçekleştirdiği belirtiliyor. Borsadaki işlemlerini adeta şov yaparak gerçekleştiren Ziya Sesel için, hızlı hareketlerinden dolayı sevenleri `Hızlı Gonzales`, sevmeyenleri ise `Pınar Şaşal` lakabını kullanıyor. Sesel`in son olarak Grundig ve Reysaş hisselerinde sert hareketlere neden olan alım-satım işlemleri gerçekleştirdiği ifade ediliyor.

Ziya Sesel, yasağı nasıl deldi?

Aradan geçen yıllar içinde 4.5 trilyonluk bir servet edinen Sesel, Borsa`da oynamaya başladı. Ancak, bir süre sonra manipülasyon yaptığı belirlenen Ali Ziya Sesel`in işlem yapması yasaklandı. Bunun üzerine farklı yöntemler denemeyi kafasına koyan Sesel, harekete geçti.

Alternatif Menkul Kıymetler A.Ş. ile anlaşan Ali Ziya Sesel, ilk önce servetini bu kurum aracılığıyla değerlendirmeye başladı. Fakat parası arttıkça vergi ödemekten ve `Nereden buldun?` sorusuna cevap verememekten korkan Kızıl İmamcı, servetini küçük parçalara ayırdı. Yurtdışında pek tanınmayan iki bankaya, akrabaları adına 2 adet fon hesabı açtıran Sesel, parasını bu şekilde işletmeye devam etti.

Alternatif Menkul A.Ş.`de görevli Banu Arzu Yamak`ın da bir kısmını hallettiği işlemler sonucunda, Sesel`in hisse senetleri yüksek fiyattan alınmış, düşük fiyata satılmış gibi gösterildi. Gerçekte, Kızıl İmamcı Ali Ziya Sesel, hem daha çok para kazanıyor, hem de vergi ödemekten kurtuluyordu. Öte yandan, aracı kurumdan da zengin portföyüne dayanarak kredi çekiyordu.

Ancak, işler sürekli yolunda gitmedi. Sesel`in yatırım yaptığı hisseler gerçekten de değer kaybetti ve bütün servet kısa sürede battı. Ali Ziya Sesel, parasını kaybedince kurumdan çektiği kredileri de ödemedi ve ortadan kayboldu.

Bu sırada, aynı işlemi bazı müşteriler için de yapan ve kurumu da zarara uğratan Banu Arzu Yamak, gözaltına alındı. Savcıya ifade veren Banu Arzu Yamak daha sonra serbest bırakıldı ve kimseden şikayetçi olmayan Ali Ziya Sesel gibi ortadan kayboldu.

`Bıyıklı yabancı` modelinin mucidi

Ziya Sesel piyasanın en eski ve büyük oyuncusu olmasının yanı sıra gerçekleştirdiği işlemler nedeniyle de İMKB tarihinde önemli bir yere sahip. Örneğin 1997`den sonra getirilen vergi düzenlemeleriyle ortaya çıkan `bıyıklı yabancı` kavramının Türkiye`deki ilk uygulayıcıları arasında Sesel bulunuyor.

Parayı yurtdışındaki vergi cennetlerine götürüp oradan yabancı yatırımcıymış gibi İMKB`de işlem yapanlara denilen `Bıyıklı yabancı` ismini tanımlamasını çoğu kişi Sesel`in SPK tarafından yakalanan iki fonu sayesinde öğrendi. SPK Alternatif Yatırım Ortaklığı hissesinde 6 Nisan 1999-29 Şubat 2000 dönemindeki işlemleri nedeniyle Millenium ve Adams Investors Fund`a işlem yasağı getirdi. Yapılan incelemede söz konusu iki fonun kurucusunun Ali Ziya Sesel olduğu anlaşıldı ve onun hakkında da suç duyurusu yapıldı. Sesel, halka arzlarda yatırcımcıların istediği kadar hisse almasını engelleyen talep toplama yöntemini de delen isim olarak piyasada tanınıyor. Halka arzlardan alınan her hissenin büyük primler yaptığı ancak hisse bulmanın zor olduğu dönemde Sesel`in çevresindeki birçok kişinin nüfus cüzdanı fotokopisini toplayarak blok halde hisse aldığı defalarca basında yer almıştı.

Ziya Sesel, Meclis tutanaklarında

Son operasyonda gözaltına alınan Ziya Sisel ismi Meclis tutanaklarında da karşımıza çıkıyor. Dönemin Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay`ın T.B.M.M. Başkanlığı`na hitaben verdiği yazılı soru önergesine Türkiye Kalkınma Bankası 24.4.1998`de verdiği yanıtta şu hususlara değiniyor:

` Ali Ziya Sesel isimli kişinin bir menkul değerler şirketinin hissedarı olduğu örgütlü olarak dolandırıcılık yaparken yakalandığı ve son olarak Eylül 1997`de borsa yasaklısı olarak ilan edildiği belirtilmiş, soru önergesinde sözü edilen basın bülteni de bu yazıya eklenmiştir.

Teşkilâtlı olarak dolandırıcılık yaparken yakalanan ve son olarak Eylül 1997`de Sermaye Piyasası Kurulu tarafından ikinci defa borsa yasaklısı ilan edilen Ali Ziya Sesel isimli kişi, çeşitli kanundışı yöntemlerle borsa yasaklarını delerek faaliyetlerine halâ devam etmektedir.

Ali Ziya Sesel`in, iki yıldan fazla zamandır birçok kez, hissedarı bulunduğu Öner Menkul Değerler A.Ş. isimli şirket vasıtasıyla kanunsuz faaliyetler yaptığı belirlenmiştir. Borsa çevrelerinde ilk görüldüğü günden bu yana birçok sermaye sahibini dolandıran Ali Ziya Sesel, yakın çevresinden topladığı paraları kendi hesabına kullanmış, bankaları yalan beyanlarla aldatmaya çalışmış, manipülasyonlar yapmış, sahte borç-alacak ilişkileri düzenlemiş ve sermaye piyasalarında zarara sebebiyet vermiştir. 1997 yılı içinde Sermaye Piyasası Kurulu tarafından 2 defa suç işlediği ve borsa yasaklarını deldiği belirlenen Ali Ziya Sesel, bütün önlemlere rağmen her seferinde yeni yöntemler geliştirerek faaliyetlerini gizliden gizliye sürdürmüştür.

Bugüne kadar kanundışı yollarla milyarlarca liralık haksız kazanç sağlayan Ali Ziya Sesel, üniversite öğrencisi olduğu yıllardan bu yana geçimini hırsızlık ve dolandırıcılıkla kazanmaktadır. Lüks mağazalardan giyim eşyası çalarak, kredi kartı sahteciliği yaparak ve yakın arkadaşlarının evlerinden ailelerine ait saat ve mücevherleri çalarak uzun süre geçimini sağlamıştır. Ali Ziya Sesel, 1989 yılında ise gazeteci-yazar Rahmi Turan`ın evini soymuş, daha sonra bu soygundan elde ettiği yüksek miktarda döviz ve altını sermaye olarak kullanmıştır. Ali Ziya Sesel, ilk olarak, basında da yeralan bu hırsızlık olayından ele geçirdiği parayla borsa oynamaya başlamıştır.

Birçok kez hırsızlık, dolandırıcılık ve sahtecilik yaptığı belirlenen ve polis tarafından yakalanan Ali Ziya Sesel karanlık bağlantılara sahip bir kişidir. Ali Ziya Sesel, yasadışı bir örgüt olan Kızıl İmamcılar adındaki örgüte mensuptur ve örgüt hiyerarşisindeki görevi, Kızıl İmamcılar`ın faaliyetlerini finanse etmektir.

Örgüte gelir sağlamak amacıyla, son 2 yıldır Öner Menkul Değerler A.Ş. adresi Şemsettin Günaltay Caddesi, Osmanlı Sitesi, Kat:1 Daire:6 Sahrayıcedid- Kadıköy ismini kullanarak borsa oynayan Ali Ziya Sesel, bu yolla örgüt kasasına milyarlarca gelir sağlamıştır. Örgütün diğer gelir kaynakları arasında uyuşturucu satışı, silâh kaçakçılığı, hırsızlık, silâhlı gasp ve kredi kartı sahteciliği bulunmaktadır. Ali Ziya Sesel`in örgüt içindeki en önemli sorumluluklarından biri, militanların bu yollardan elde ettikleri paraları, borsa yoluyla aklamaktır. Öner Menkul Değerler A.Ş.`nin yukarıda adresini verdiğim şube bürosu, Kızıl İmamcılar tarafından bu amaçla kullanılmaktadır.

Borsa yasaklısı olmasına rağmen defalarca yasakları delmeye kalkan Ali Ziya Sesel, son olarak Kızıl İmamcı örgüt mensubu arkadaşları vasıtasıyla borsada dilediği gibi hareket edebilmektedir. Sesel, Kızıl İmamcı örgüt mensuplarının adını kullanarak, farklı isimler üzerinden borsa işlemleri yapmaktadır. Ziya Sesel`in borsa işlemlerini yürüten Kızıl İmamcılar`ın isimleri şöyledir :

Osman Caner Taslaman, Ali Sami Ekşi, Arif Emre Ekşi, Alparslan Ekşi, Tayyar Silsüpür, Namık Mert Yücel, Bora Karaca, Mahir Mamat, Cenk Akalın, Hakan Kurunç, Cenk Büyüktosun, Necip Kerem Özçapkın, Sadık Kerim Gönenli, Osman Ersu Belikırık, Kürşat Kovulmaz, Birol Özger.

Bunların yanısıra, hisse senetleriyle ilgili olarak borsa dışından sürekli spekülasyonlar yapan Ali Ziya Sesel, Öner Menkul Değerler`e gelen müşterilere yanlış bilgiler vererek sermaye sahiplerini yanıltmaktadır. Sesel, senetlerin fiyatlarını yüksek göstermek veya zaman içinde değerinin düştüğünü ve zarar ettiğini söylemek suretiyle müşterileri dolandırmaktadır.

Ali Ziya Sesel`in mensubu bulunduğu ve 1990 yılından beri eylemlerini sürdüren Kızıl İmamcılar örgütü. Türkiye`deki demokratik laik düzeni yıkıp yerine İran benzeri bir radikal-dini rejimi tesis etmeyi amaçlayan bir gruptur`.

`Kızıl İmamcılar` nerden geldi?

Borsa oyunlarıyla 4.5 trilyon lirayı yurtdışına transfer ettiği öne sürülen, `Kızıl İmam` Serhan Çevik`in bir dönem `Sağ kolu` olan borsa spekülatörü Ali Ziya Sesel`in, 1990`lı yıllarda oldukça popüler olan Adnan Hoca ile de ilişkisi olduğu biliniyor. Kamuoyunda `Kızıl İmam` adıyla anılan Serhan Çevik ile birlikte kendi gruplarını kurdular.

Adnan Hoca`nın müritlerinden olan Serhan Çevik, 1992 yılında tarikattan ayrılıp `Kızıl İmam` adını aldı ve kendi grubunu kurdu. Onu takip edenler arasında bacanağı Ali Ziya Sesel de vardı. O zamanlar İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğrencisi olan Sesel, bu grubun diğer elemanları gibi, zengin genç kızların maddi olanaklarından yararlanarak, gittikçe zenginleşti.

Haber: Dinçer Gökçe
Rotahaber